İstanbul Senin, Haliç Kıyıları Kentsel Tasarım Yarışması 2. Bölge

Tarihe ‘Altın Boynuz’ adıyla geçmiş bir su yolu olan Haliç, İstanbul’un coğrafi kimliğini belirleyen bir iç liman, Bizans’tan günümüze kentin ve ülkenin geçmişine tanıklık etmiş önemli bir yerleşim merkezidir. Bir zamanlar farklı etnik köken ve inançtan insanın bir arada yaşadığı bu yer, tarihi dokusuyla geçmişle bugünü buluşturan, iskeleleri, Haliç kıyıları ve Karasurları boyunca devam eden yeşili, …Fener, Balat, … Eyüp semtleri, kilise, sinagog, cami, medrese, türbe, mezarlık, hamam gibi anıtsal yapılarıyla kentsel hafızanın silinmez bir izidir. Kıyıları boyunca sıralanan ve bugüne ulaşabilmiş tersane, fabrika gibi endüstri yapılarıyla Haliç, IX. Yüzyıl sanayileşme döneminin de yakın tanığıdır. Marmara girişinden Alibeyköy ve Kağıthane derelerine kadar uzanan bu yeşil vadi bir ekolojik koridor oluşturarak kıyı yeşilini Kuzey Ormanları’na bağlar ve Haliç, kentin belleği ve kentsel bir rekreasyon alanı olarak geçmişte olduğu gibi bugün de kent yaşantısının önemli bir parçası olma özelliğini korur.

Haliç Kıyıları projemiz, İstanbul kent kimliğinin önemli bir parçası olan Haliç’in kent için ifade ettiği sosyal, kültürel ve ekonomik anlam ve çevresel sürdürülebilirlik ilkeleri gözetilerek bütüncül bir yaklaşımla ele alınmış, Fener – Eyüp (ikinci bölge) alt bölgesine ait problemlere getirilen çözüm önerilerinin tüm alana dair kazanımlar içermesi hedeflenmiştir.  Bölgenin kültür, turizm ve rekreasyon alanı olarak sahip olduğu potansiyeller değerlendirilirken Haliç’in  -topoğrafya, yapı, doku, peyzaj olarak- kent belleğindeki izleri ve bugünün beklentileri taze bir dille yorumlanmıştır. Bu projeyle hedeflenen, kentsel ölçekte alınan kararlar, nitelikli bir peyzaj tasarımı ve programla kıyısı ve etkileşim alanlarıyla Haliç’in fiziksel, sosyal ve ekonomik olarak kentle bütünleşmiş bir merkez, Haliçliler ve tüm İstanbullular için gece gündüz yaşayan bir yaşam mekanı olmasıdır.

ULAŞABİLİRLİK

Proje kapsamında kıyının mevcut Haliç yerleşkesi ve etkileşim alanlarıyla, iki kıyının birbiriyle ve Haliç’in İstanbulla olan ulaşım imkanları yeniden ele alınmıştır. Zira ulaşabilirlik  alanın sosyo- kültürel ve ekonomik olarak kentle entegrasyonun sağlanabilmesi ve bölgede yaşayanların yaşam kalitesinin arttırılması için çözülmesi gereken önemli bir sorundur.

 

KIYI - KENT İLİŞKİSİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ / TRAFİĞİN YAVAŞLATILMASI VE YAYA PROMENADLARI

Kıyı boyunca devam eden mevcut Haliç sahil –araç- yolu kent kıyı ilişkisini zedelemekte, tramvay hattının Sveti Stefan Bulgar Kilisesi ve Eyüp Meydanı önlerinde Haliç kıyısıyla birleşerek köprü geçişleriyle devam etmesi kıyı promenadı sürekliliğini kesintiye uğratmaktadır.

Bu projede ön plana çıkan kararlardan ilki kıyı – kent ilişkisini kuvvetlendirmek için, yapımı devam etmekte olan tramvay hattının  Haliç sahil yolu üzerindeki araç trafik yükünü azaltmasından yararlanarak, bu yolun üç şeride düşürülüp araç trafiğinin yavaşlatılmasıdır. Böylelikle kent dokusu içindeki önemli yaya arterleri yol üzerindeki hemzemin yaya geçitleriyle kıyıya bağlanır. Tramvay hattının kıyı promenadını kesintiye uğrattığı Sveti Stefan Bulgar Kilisesi ve Eyüp Meydanı önlerinde tramvay yoluna yük bindirmeden deniz üzerinde platformlar inşa edilmiş ve bu platformlar kıyı bütünselliğini sağlayacak şekilde kıyıyla ilişkilendirilmiştir. Bu öneriyle kıyı boyunca kesintisiz devam eden bir yaya ve bisiklet ulaşım imkanı sağlanmıştır. Proje kapsamında ayrıca yaya promenadı ve bisiklet yollarının çoğaltılarak Haliç’in iki yakası arasında, kent çeperlerinde, Karasurları boyunca devam ettirilebilmesini sağlayacak, kültürel gezi rotalarını birbirine bağlayacak çözümler önerilmektedir.

Bu önerilerden biri Eminönü’nü Cülus yoluna bağlayan ikinci bir yaya aksıdır. Mevcut sahil yolunun Fener İskelesi mevkiinde çatallaşmasıyla Balat istikametinde oluşmuş olan ikinci araç yolu proje kapsamında yayalaştırılmıştır. Bu iç promenad, Haliç sahil yoluyla birleştiği noktalarda üç şeride düşürülen yolun yaya kullanımına ayrılan dördüncü şeridiyle birleşerek kent çeperi boyunca Balat’tan Eyüp’e ve Eminönü’ne dek devam eder. Proje kapsamında,  yayalaştırılan yola cephe oluşturan yapılar için cephe rehabilitasyonu önerilmiştir.

AYVANSARAY METROBÜS DURAĞININ KIYIYLA BAĞLANTISI

Haliç’in kentle kurduğu ilişkinin güçlendirilmesinde deniz, karayolu ve raylı ulaşım yollarının birbiriyle ve yaya hareketi ile ilişkilendirilmesi önemlidir.

Ayvansaray ve Halıcıoğlu metrobüs duraklarının Haliç kıyısıyla bağlantısını güçlendirmek için çevreyolunun altında, yola asılı çelik bir yaya köprüsü tasarlanmıştır. Yaya hareketlerini organize eden bu köprü, iki kıyıyı birbirine bağlamanın yanı sıra yayalara, üst kottan Haliç’i seyretme imkanı sunmaktadır. Mevcut merdivenler ve  rampalar yardımıyla  park içindeki -farklı güzergahlara yönelmiş- yaya yollarıyla buluşturulan yayalar, Ayvansaray metrobüs durağından Ayvansaray tramvay durağı ve iskelesine, Zal Paşa caddesi üzerinden Eyüp Meydanı’na, Ayvansaray kapısından Karasurlarına ve Karasurları boyunca Eğrikapı, Edirnekapı, … Yedikule’ye, iç promenadla  Eyüp’ten Eminönü’ne dek ulaşım imkanı bulmuştur.

Proje kapsamında ayrıca Eyüp tramvay durağının yeri yeniden değerlendirilmiş, kıyıyı takip eden hattın yanı sıra Eyüp- Bayrampaşa arasında çalışacak ikinci bir hat önerisi yapılarak Haliç’in kent içi bağlantısının kuvvetlendirilmesi ve tramvay hattının sağlayacağı imkanla araç trafiğinin azaltılması amaçlanmıştır.

BİR KÜLTÜR VADİSİ OLARAK HALİÇ VE DENİZ ULAŞIMI

İstanbul için deniz ulaşımı her zaman değerlendirilmesi gereken bir ulaşım yolu, vapurlar, motorlar, kayıklar, iskeleler İstanbul kent karakteristiğinin önemli figürleri olmuştur. Haliç özelinde ele alındığında iki kıyı arasındaki ve Haliçle İstanbul arasındaki deniz ulaşımının niteliğinin çeşitlendirilmesi ve çoğaltılması bir kültür vadisi olarak öne çıkan Haliç’in kentin sosyo- kültürel hayatındaki etkinliğini arttıracaktır. Bu kapsamda Haliç kıyı gezintilerinin nostaljik figürleri olan kancabaşların iskeleleri sayıca arttırılmış, Fener, Balat, Ayvansaray, Eyüp, …vapur iskeleleri dışında, Feshane, Haliç Kongre Merkezi, Rahmi Koç Müzesi, Haliç Tersanesi, Galataport … gibi Haliç ve İstanbul kıyılarındaki kültür yapıları arasında seferler yaparak kültürel etkinlik alanlarını birbirlerine bağlayacak motorlar için de iskeleler önerilmiştir.

 

 

HALİÇ KIYILARININ DÖNÜŞÜMÜ VE FESHANE

Haliç’in sanayi yapıları kentsel bellekte önemli bir yer tutmaktadır. Bu yapılardan endüstriyel sit olarak kabul edilerek korunmuş doku ve yapılar günümüzde renove edilerek müze, sanat galerileri, kongre ve performans alanları olarak kıyı peyzajı içinde yer almaktadırlar. Çalışma alanımız içinde yer alan Feshane VIII.yüzyılda padişah II.Mahmut tarafından askerin fes ihtiyacını karşılamak için kurulan bir fes fabrikasıdır. Proje çerçevesinde bu yapının restore  edilerek Haliç müzesi olarak kullanılması önerilmektedir. Orijinal haliyle günümüze ulaşamayan Feshane’nin yıkılan bölümlerinin izleri peyzaj tasarımıyla açık sergi ve etkinlik alanlarıyla bugüne taşınırken, eski Haliç köprüsünün anısı köprünün ayağının bulunduğu yerde tasarlanan performans amfisiyle yaşatılmaktadır.  Feshane için önerilen Haliç Müzesi kapalı – açık alan kullanımları, iskelesi, cafesi ve jeolojik oluşum sürecinden flora ve faunasına, geçmişten bugüne değişen sosyal, kültürel ve ekonomik yaşantıya kadar Haliç tarihine geniş çerçevede yer veren bir mekan olarak düşünülmüştür.

REKREASYON ALANI OLARAK KIYI KULLANIMI

Haliç kıyısı korunması gereken ekolojik bir koridor olmasının yanı sıra kentsel ölçekte bir peyzaj alanı olması itibariyle tüm kentlinin sosyal, kültürel, sportif ve rekreatif ihtiyaçlarına karşılık vermeyi hedeflemektedir. Kıyı boyunca kesintisiz devam eden yaya ve bisiklet yolu ve iskeleler, tramvay, yol kararlarıyla kolaylaşan kent- kıyı erişimi alanın kullanım imkanlarını arttırmıştır. Peyzaj içinde yer verilen çocuk oyun alanları, cafeler, su parkları, değişik yaş gruplarına hitap eden basketbol, tenis, fitness, yoga, satranç gibi çeşitli spor ve etkinlik alanları , görme engelliler parkı –farklı kokulu çiçeklerle tasarlanmış koku bahçeleri-, pazar yeri, seyir amfileri, köprü altlarında kay kay pistleri, kano, kürek yarışları, kancabaş turları, yüzen performans platformaları gibi su aktiviteleri, açık hava sineması, müzik dinletileri, performans platformları, gibi açık ve yarı açık mekanlarla kullanıcılara keyifli ve uzun süreli bir açık alan deneyimi sunmak amaçlanmıştır.

SPOR TESİSLERİ

Proje kapsamında Balat İskelesi ve taramvay durağı mevkiindeki spor tesisi konumu, soyunma, duş, wc, cafe ve tribün olanakları ile yeniden ele alınmış, tesis her yaş grubuna hitap edecek şekilde düzenlenmiş çeşitli spor ve etkinlik alanlarıyla bütünleştirilerek halka açık bir spor alanı olarak düzenlenmiştir. Balat yerleşkesi ve iskele meydanını birbirine bağlayan yaya aksı ile ilişkilendirilerek, kıyı promenadını kesintiye uğratmaksızın bu peyzajın bir parçası olmuştur. 

ESKİ HALİÇ KÖPRÜSÜ

Balat Hastanesi yakınında kıyıda bir parçası atıl halde duran eski Haliç Köprüsü restore edilerek yeniden kullanıma açılmıştır. Köprünün eski zamanlarına gönderme yaparak kıyı çizgisi geriye çekilmiş, kıyıdaki kancabaş iskelelerinden biri burada konumlandırılmıştır. Köprü altında cafeler, balık restoranları, üstünde surlara yönelmiş ahşap seyir amfisi önerilmiştir.


HALİÇ’İN YÜZEN PLATFORMLARI

Haliç’in kıyıları ve iki yakası arasında taşınarak, tek tek ya da bir araya getirilerek, su üstünde gerçekleştirilecek çeşitli etkinlikler için -su sahnesi, cafe, havuz olarak-kullanılmak üzere tasarlanmış yüzen platformlarla Haliç kıyı yaşantısına işlevsel ve dinamik bir katkı sağlamak amaçlanmıştır.

HALİÇ PANORAMASI

Bir vadi oluşturarak karaya sokulmuş bir su yolu olan Haliç zengin bir panoramaya sahiptir. Proje kapsamında bu panoramanın farklı açılardan ve seviyelerden deneyimine olanak sağlayacak -Ayvansaray metrobüs yolu altında yola asılı olarak tasarlanan çelik yaya köprüsü, kıyıdaki düzenlemeler- yaya promenadı ve bisiklet yolu, kıyıdan suya inen basamaklar, peyzaj içinde yükselen amfiler, yüzen platformlar, teleferik yolculuğu,tepelerdeki gezi güzergahları üzerinde oluşturulan seyir terasları, Pier Loti ve Amcazade Hüseyin Paşa arkeopark alanının etkinleştirilmesi, yeni kancabaş ve motor iskeleleriyle oluşturulan gezi rotaları gibi -öneriler geliştirilmiştir.

GEÇMİŞ VE BUGÜN ARASINDAKİ BAĞ/ TARİHİ YAPILAR

Haliç, bugüne ulaşabilen dini ve sivil mimari örnekleriyle İstanbul’un önemli tarihi merkezlerinden biridir. Proje alanı içinde yer alan ve restorasyon gereksinimi olan yapıların tarihi kimliğine uygun olarak restore edilip işlevlendirilerek bugünün sosyo -kültürel ve ekonomik dünyası içinde yer alması öngörülmüştür. Böylelikle bu yapıların ve geçmiş yaşantıların bugünün nesillerine tanıtılarak yaşatılması mümkün olacaktır. Bu kapsamda Haliç’in geçmiş ekonomik faaliyetlerinden oyuncakçılık, çiçekçilik, …gibi uğraşların restore edilen tarihi mekanlarda yaşatılması önerilmiştir. Örneğin, eski tuğla fabrikası oyuncak atölye ve müzesi, Zal Paşa Medresesi sahaflar, Mihrişah Sultan Sübyan Mektebi mezar taşları müzesi olarak önerilmiştir.  

KARASURLARI

Surlar İstanbul’un erken dönem kentsel karakterini belirleyen ve Unesco Dünya Miras listesinde yer alan kentsel hafıza izleridir. Ne var ki bugün surların Haliç kıyı hattını oluşturan kısmının çok azı bugüne ulaşabilmiştir. Haliçle kavuştuğu Ayvansaray Kapısı’ndan başlayarak Yedikule’ye dek tarihi yarımadayı kuşatan Karasurları, çevresindeki -Anemas Zindanları, Tekfur Sarayı, Kariye Müzesi, Mihrimah Sultan Cami ,… - tarihi yapılarla önemli bir gezi güzergahı oluşturmaktadır. Karasurlarının önündeki ve Osmanlılar’ın bostanlık olarak kullandıkları hendeklerin izleri proje kapsamında gezi güzergahına paralel tarımsal üretim alanları olarak önerilmiştir. Burada üretilen sebze ve bostanların Ayvansaray kıyı hattındaki peyzaj alanı içinde tasarlanan açık Pazar yerinde halkla buluşturulması amaçlanmıştır.

PROJE KÜNYESİ
 

Proje Yeri :   İstanbul Haliç
Proje Yılı : 2020
Proje Türü  : İstanbul Senin Haliç Kıyıları Tasarım Yarışması 2. Bölge
Ödül  : 1. Mansiyon
İşveren                                : İstanbul Büyükşehir Belediyesi
     
Tasarım                             : Bünyamin Derman / Y. Mimar
Dilek Derman / Mimar
     
Proje Ekibi  : İsmail Hakkı Tunçay / Mimar,
Hasan Öğüt / Mimar